Skolyoz, omurganın yana doğru eğilmesi ve omurların kendi ekseni etrafında dönmesiyle ortaya çıkan yapısal bir omurga rahatsızlığıdır.
Sağlıklı bir omurga önden veya arkadan bakıldığında düz bir hat oluşturur. Skolyozda ise bu hat bozulur ve omurga S veya C şeklinde bir eğrilik gösterebilir. Eğriliğe eşlik eden omur rotasyonu nedeniyle gövde simetrisi değişebilir; bu durum omuz, kürek kemiği veya bel hizasında fark edilebilir asimetrilere yol açabilir. Skolyoz en sık çocukluk ve ergenlik döneminde, özellikle büyümenin hızlandığı zamanlarda ortaya çıkar ve bu dönemlerde daha dikkatli izlenmesi gerekir.

Çoğu çocukta erken dönemde ağrıya neden olmaz; bu nedenle başlangıç aşamasında fark edilmesi zor olabilir. Erken fark edilmediğinde bazı eğrilikler zamanla ilerleme gösterebilir. Ancak düzenli takip, doğru değerlendirme ve uygun tedavi yaklaşımlarıyla skolyozun ilerlemesi çoğu vakada kontrol altına alınabilir. Bu nedenle erken tanı ve izlem, skolyoz yönetiminde önemli bir rol oynar.

Skolyozun ortaya çıkış nedeni her zaman net olarak belirlenemeyebilir. Bu en yaygın görülen tipe idiyopatik skolyoz adı verilir. İdiyopatik skolyoz genellikle çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkar ve büyüme sürecinde izlenmesi gerekir.
Bazı çocuklarda skolyoz doğuştan (konjenital) olabilir. Bu durum, omurganın anne karnındaki gelişimi sırasında omurların normal şekilde oluşmaması sonucu ortaya çıkar ve genellikle erken yaşlarda fark edilerek farklı bir takip süreci gerektirir.
Skolyoz çoğu zaman günlük hayatta tesadüfen fark edilir. Aşağıdaki belirtiler skolyoz açısından değerlendirme gerektirebilir:
Bu belirtiler tek başına tanı koydurmaz; uzman değerlendirmesi gerektirir.

Skolyoz her çocukta aynı şekilde ilerlemez. Bazı eğrilikler uzun süre sabit kalabilirken, bazıları özellikle büyüme döneminde artış gösterebilir. İlerleme riski; çocuğun yaşı, büyüme hızı ve eğriliğin derecesiyle ilişkilidir. Bu nedenle skolyoz tanısı alan çocuklarda düzenli takip büyük önem taşır.
Skolyoz, erken dönemde çoğu çocukta günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemez. Çocuklar oyun oynamaya, okula devam etmeye ve günlük aktivitelerini sürdürmeye genellikle sorunsuz şekilde devam edebilir.
Ancak eğrilik ilerledikçe duruş dengesinde değişiklikler görülebilir ve uzun vadede bel ile sırt bölgesinde ağrı ortaya çıkabilir. Bu nedenle skolyozun erken dönemde fark edilmesi ve düzenli olarak izlenmesi büyük önem taşır.
Her skolyoz vakasında aktif tedavi uygulanması gerekmez. Bazı çocuklarda eğrilik düzenli aralıklarla izlenerek takip edilebilir. Eğriliğin ilerleme riski bulunan durumlarda ise, çocuğun yaşına, büyüme potansiyeline ve eğriliğin derecesine bağlı olarak fizik tedavi programları veya korse kullanımı önerilebilir.
Skolyoz tedavisindeki temel amaç, omurgadaki eğriliği tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmak veya durdurmak ve büyüme süreci boyunca omurganın mümkün olan en dengeli şekilde gelişmesini sağlamaktır.